6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, aile içi şiddete maruz kalan bireylere idari ve yargısal mekanizmalar aracılığıyla koruma sağlamaktadır. Bu koruma mekanizmalarının merkezinde uzaklaştırma kararı yer almaktadır: mahkeme ya da yetkili makam tarafından verilen bu tedbir, şiddet uygulayan kişinin ortak yaşam alanından, okuldan veya iş yerinden uzak tutulmasını hukuki zemine oturtur.
Aşağıda kanunun öngördüğü tedbir türleri, başvuru usulü, kararın süresi ve karara aykırı davranmanın yaptırımları ele alınmaktadır.
6284 Sayılı Kanun Kapsamındaki Koruyucu Tedbirler
Kanun, iki ayrı makamın tedbir verebileceğini öngörmektedir: mülki amir (vali veya kaymakam) ve aile mahkemesi. Mülki amirin verebileceği tedbirler daha hızlı devreye girer; mahkeme kararları ise kapsamı ve süresi bakımından daha geniş bir koruma çerçevesi sunar.
Kanunun 3. maddesi uyarınca mülki amir tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler şunlardır:
- Şiddet mağdurunu ve çocukları barındırmak için geçici konut tahsis edilmesi
- Geçici maddi yardım yapılması
- Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti sağlanması
- Hayatî tehlike bulunması hâlinde geçici koruma altına alınması
- Kreş imkânı sağlanması
Kanunun 5. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından verilebilecek önleyici tedbirler ise şunlardır:
- Şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi altında olan kişinin, hâkim tarafından belirlenen yerlerde barınmasına karar verilmesi
- Şiddet uygulayanın konuttan, mağdurun bulunduğu ortamlardan ve çocukların okulundan uzaklaştırılması
- Şiddet uygulayanın mağdura, çocuklara veya diğer aile üyelerine yaklaşmaması için belirli bir mesafe belirlenmesi
- Mağdurun çalıştığı iş yerlerine ve okullara yaklaşma yasağı getirilmesi
- Şiddet uygulayanın silah ve benzeri aletleri teslim etmesinin sağlanması
- Alkol ve uyuşturucu kullanımının yasaklanması
- Şiddet önleme ve izleme merkezine veya benzeri bir programa katılmasının sağlanması
Bu tedbirler birlikte ya da ayrı ayrı uygulanabilir. Hâkim, somut olayın koşullarına göre hangi tedbirin uygulanacağına resen karar verir; mağdurun talep ettiği tedbirlerle bağlı değildir.
Uzaklaştırma Kararı İçin Nereye ve Nasıl Başvurulur?
Başvuru yolu, ihtiyacın aciliyetine ve başvurucunun içinde bulunduğu koşullara göre şekillenir. Kanun, farklı makamları yetkili kılarak birden fazla erişim noktası sunmaktadır.
Yetkili makamlar şunlardır:
- Aile mahkemesi: Bulunulan yer aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi (aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde). Hâkim, tedbire duruşmasız ve dosya üzerinden karar verebilir; acele hâllerde aynı gün karar çıkması mümkündür.
- Mülki amir (valilik / kaymakamlık): Özellikle geçici barınma ve maddi yardım tedbirleri için başvurulur. Kaymakam, kolluk aracılığıyla ilgili tedbirleri derhal uygulayabilir.
- Kolluk (polis / jandarma): Doğrudan karakola veya ALO 155 / 156 numaralı hatlar üzerinden de başvuru yapılabilir. Kolluk, gerektiğinde mülki amiri ya da mahkemeyi derhal harekete geçirir. Ayrıca ALO 183 Aile ve Sosyal Destek Hattı üzerinden de bilgi alınabilir ve yönlendirme talep edilebilir.
- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM): İllerde kurulan bu merkezler, başvuruyu alarak yetkili makama iletir ve süreci koordine eder.
- Savcılık: Cumhuriyet savcısı da resen veya şikâyet üzerine tedbir talep edebilir.
Başvuruda belirli bir dil zorunluluğu ya da standart dilekçe şartı aranmamaktadır; sözlü başvuru da kabul edilir. Ancak yazılı bir dilekçeyle başvurulması, yaşanan olayların ayrıntılı biçimde kayıt altına alınmasını kolaylaştırır.
Dilekçede yer alması faydalı olan bilgiler şunlardır:
- Şiddeti uygulayan kişinin kimliği ve adresi
- Olayların tarih, yer ve içerik bakımından özeti
- Talep edilen tedbirin türü (uzaklaştırma, yaklaşma yasağı vb.)
- Varsa çocukların durumu ve güvenliğine ilişkin bilgiler
Delil Olmadan Uzaklaştırma Kararı Verilebilir mi?
Evet; 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı verilmesi için yazılı veya fiziksel delil zorunlu değildir. Kanunun 1. maddesi, şiddet tehlikesinin varlığının mağdurun beyanıyla da kanıtlanabileceğini açıkça düzenlemektedir. Hâkim, şiddet iddiasının inandırıcı nitelikte olduğunu değerlendirirse delil aramaksızın tedbire hükmedebilir.
Bununla birlikte, sunulan deliller kararın kapsamını ve uzatma olasılığını doğrudan etkiler. Varsa aşağıdaki belgeler ve materyaller süreci güçlendirir:
- Hastane kayıtları, yaralanmaya ilişkin sağlık raporları
- Şikâyet tutanakları, daha önce alınan tedbir kararları
- Mesajlar, sesli veya görüntülü kayıtlar
- Komşu, akraba veya tanık ifadeleri
- Varsa psikiyatrik veya psikolojik değerlendirme raporları
Delil bulunmaması başvuruyu engellememeli; ancak mümkünse belgeleyici unsurlar mahkemeye sunulmalıdır.
Tedbir Kararının Süresi ve Uzatılması
6284 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca mahkeme tarafından verilen önleyici tedbirler en fazla altı ay için hükmedilir. Mülki amirin verdiği koruyucu tedbirler ise kural olarak daha kısa süreli olup acil ihtiyaca göre belirlenir.
Altı aylık sürenin dolmasına rağmen tehlikenin devam ettiği değerlendiriliyorsa tedbir uzatılabilir. Uzatma başvurusu, kararın sona ermesinden önce mahkemeye yapılır; hâkim koşulların devam edip etmediğini değerlendirerek ek süreye hükmeder. Karar uzatılmadan önce şiddet uygulayanın dinlenmesi zorunlu değildir; hâkim yine dosya üzerinden de karar verebilir.
Kanun, tedbir süresinin uzatılmasında herhangi bir üst sınır öngörmemektedir. Tehlikenin varlığı her uzatma döneminde yeniden değerlendirildiğinden, koşulların değişmediğini gösteren somut olgular mahkemeye sunulmalıdır.
Aynı zamanda, uzaklaştırma kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla elektronik kelepçe (bileklik) takılmasına da hükmedilebilir. Bu uygulama, tarafların arasındaki mesafenin teknik olarak izlenmesine olanak tanır ve özellikle yinelenen ihlallerde daha sık gündeme gelmektedir.
Karara Aykırı Davranışın Yaptırımı
6284 sayılı Kanunun 13. maddesi, verilen tedbir kararlarına aykırı davranan kişiler hakkında uygulanacak yaptırımları düzenlemektedir. Bu hüküm uyarınca, uzaklaştırma kararını ihlal eden kişi hakkında üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir.
İhlalin birden fazla tekrarlanması hâlinde zorlama hapsi, her ihlal için ayrı ayrı uygulanır. Kanun, bu hapsin süresini on beş günü geçemeyeceği şeklinde sınırlandırmıştır; ancak birden çok ihlal sırasıyla hapsedilmeyi gerektirebileceğinden fiilî yaptırım bu sınırın ötesine taşınabilmektedir.
Zorlama hapsine ilişkin karar, cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya mahkemenin resen harekete geçmesiyle uygulamaya konulur. Kolluk, tedbire aykırı davranışı öğrendiğinde gecikmeksizin kararı uygular ve savcılığa bildirimde bulunur.
Bunun yanı sıra karara aykırı davranış, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında da değerlendirilebilir. Şiddetin fiziksel boyuta taşınması, tehdit veya kasten yaralama gibi eylemler ayrı bir suç oluşturur ve bu durumlarda ceza davası da gündeme gelir. Her iki süreç — koruyucu tedbir ve ceza davası — birbirinden bağımsız yürür.
Tedbirin ihlal edildiği her durumda kolluğa anında başvurmak ve tutanak tutturulmasını talep etmek, hem zorlama hapsinin işletilebilmesi hem de ileride açılabilecek davalarda delil oluşturulması bakımından önem taşır.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki bu süreçler, Aile ve Boşanma Hukuku çerçevesinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Aile içindeki uyuşmazlıklarda tedbir kararlarının yanı sıra velayet ve nafaka gibi konular da eş zamanlı olarak gündeme gelebilmektedir; bu süreçlerde nafaka davası ve velayet davası süreçleri ayrı başlıklar altında incelenebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle başvuru süreleri, tedbir kapsamı ve koşullar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuza ilişkin kesin bilgi ve hukuki değerlendirme için bir avukattan destek almanız önerilir.
Bu konuda profesyonel destek almak için Erzurum Boşanma Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Tüm hizmet alanlarımız ve iletişim bilgileri için Erzurum Avukat sayfamıza göz atabilirsiniz.
























