Tıbbi Müdahale Kavramı
Tıbbi müdahale; tıp mesleğini icraya yetkili kişilerce uygulanan, sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi için ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fiziki ve ruhi girişimi ifade etmektedir. Kısaca, insan üzerinde tıp biliminin uygulanması ile bağlantılı her türlü işlem tıbbi müdahaledir.
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinde tıbbi müdahalenin amacının teşhis, tedavi veya korunma gayesi olduğu açıklanmıştır. Yani tabip veya diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunma gayesi olmaksızın hastanın isteğiyle veya başka bir sebeple müdahalede bulunamaz. Müdahalede bulunursa bu müdahale tıbbi müdahale olmayacaktır.
Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygunluğunun Şartları
Tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için bazı temel şartların sağlanması gerekmektedir. Öncelikle tıbbi müdahale yapan kişinin bu müdahaleyi yapmaya yetkisinin olması gerekmektedir. En basit haliyle müdahale yapan kişinin tıp fakültesi diplomasına sahip olması gerekmektedir. Yani tababet icrasına yetkili olmayan kişilerin yaptığı tıbbi müdahale hukuka aykırı olacaktır. Diş hekimleri, hemşireler ve diğer sağlık meslek mensupları ise kanunla tanınan kendi yetki alanları içinde müdahalede bulunabilir. Henüz diploma almamış tıp öğrencilerinin (intörnlerin) hekim gözetimi olmaksızın bağımsız olarak yaptığı müdahaleler bu açıdan hukuka aykırılık sorunu doğurabilir.
Müdahalenin yetkili kişiler tarafından yapılması temel bir şart olup bu şartın akabinde müdahalenin tıp bilimi ve mesleğine uygun olması gereklidir. Yani yapılacak işlem tıp biliminin verilerine uygun olmalı ve güncel şartlara göre uygulanmalıdır. Müdahalenin tıp bilimi ve mesleğine uygun olabilmesi için bir diğer önemli olan husus endikasyonun varlığıdır. Endikasyon kısaca tıbbi gereklilik olarak tanımlanabilir. Tıbbi bir gereklilik olmaksızın hastaya tıbbi müdahale yapılması düşünülemez. Endikasyon olmaksızın yapılan müdahale kasten yaralama veya öldürme suçunu oluşturabilecektir.
Hukuka uygunluk için aranan diğer bir şart bilgilendirmeye dayalı rızanın varlığıdır. Hasta küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin muvafakati alınır; büyük cerrahi müdahalelerde muvafakatin yazılı olması gerekir (1219 sayılı Kanun m.70). Anayasanın 17/2. maddesinde, “tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz” denilmiştir. Yine Biyo-Tıp Sözleşmesinde; sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş olarak muvafakat vermesinden sonra yapılabileceği belirtilmiştir.
Bazı durumlarda bu şartların bazılarının sağlanmadığı ancak tıbbi müdahalenin yine de hukuka uygun olduğu belirtilmelidir. Ancak bu durumlar istisna olduğu unutulmamalıdır.
Bir tıbbi müdahaleden zarar gördüyseniz, müdahalenin hukuka uygunluk şartlarını taşıyıp taşımadığı tazminat hakkınızı belirler. Erzurum’da sağlık hukuku uyuşmazlıklarınız için Av. Harun Raşit Özdemir ile iletişime geçebilirsiniz.














