Nişanlanma ve evlenme kişiler açısından büyük öneme sahiptir. Aile kurmak toplumumuzda en çok önem verilen konuların başında gelmektedir. Bu nedenle olmalıdır ki kurulan nişanlılığın yahut evliliğin, evlilik dışında ayrılıkla sona ermesi kişiler üzerinde büyük etkilere sebep olmaktadır.
Boşanmanın; maddi, manevi, hukuki ve psikolojik bazı sonuçları ortaya çıkmaktadır. Boşanma davasının açılışı, süreci ve sonuçları bu nedenlerle kişileri etkilemektedir.
Boşanma davasının iyi bir şekilde sonuçlanması için ise iyi bir dilekçeyle açılması ve titizlikle yürütülmesine bağlıdır.
Boşanma dava dilekçesi, evlilik birliğinin sona erdirilmesi, velayet, nafaka ve tazminat gibi talepleri içeren, Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hükümlerine göre düzenlenmiş olmalıdır. Kısacası boşanma dava dilekçesi basitçe vuku bulan olayların anlatımından ibaret olmayıp bir avukat desteğiyle hazırlanması yararlı olur.
Boşanma davası dilekçesinin HMK’da belirtilen zorunlu unsurları taşımasının yanı sıra boşanma nedenlerinin iyi bir şekilde dilekçede belirtilmesi de önemlidir. Hâkim talep sonucuyla bağlıdır (HMK m.26) ve Türk hukukunu re’sen uygular (HMK m.33); bu nedenle hukuki nitelendirmedeki bir hata tek başına ret sebebi olmasa da talep sonucunun ve vakıaların açık ve eksiksiz yazılmaması davanın sonucunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle boşanmaya sebep olan olayların magazinsel anlatımı yahut dertleşir bir üslupla dilekçeye geçirilmesi davanın akıbeti açısından uygun değildir.
Tüm anlatılanlardan özetle, her evlilikte yaşanan olayların farklı olması neticesinde her boşanma davası da birbirinden farklıdır. Bu nedenle her boşanma davasının aynı dilekçeyle ileri sürülmemesi gerektiğinden hazırlanmış olan şablonları kullanmak suretiyle boşanma davası açmak da mantıklı değildir.
Her kişinin beklentisi ve yaşadığı olaylar farklı olacağından, somut olaya göre hazırlanmış bir dilekçeyle boşanma davası açılmasının önemi büyüktür.
Boşanma davasının sonucunda boşanmayla birlikte maddi / manevi tazminat, nafaka ve velayet gibi konularda da karar verilecektir. Ancak sadece boşanma talep etmekle hâkim maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi taleplere kendiliğinden karar veremez; velayet, çocukla kişisel ilişki ve dava süresince alınacak geçici önlemler hakkında ise hâkim kendiliğinden karar verir (TMK m.169, 182). Yukarıda da bahsedildiği üzere hukuk hakimi taleple bağlıdır. Boşanma dava dilekçesinde tüm taleplerin hukuka uygun şekilde dilekçede belirtilmiş olması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun boşanma hükümleri ve diğer hükümleriyle boşanma davası dilekçesinin vakıalar kısmının oluşturulması gerekmektedir. Ancak dava dilekçesinin içeriğinin nasıl olması gerektiği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde gösterilmektedir. Dava dilekçesinin zorunlu unsurları bu madde hükmünde belirtilmiştir.
Kısacası boşanma dava dilekçesinin, zorunlu unsurları barındıran ve vakıaların usul ve esasa uygun şekilde ve ispata elverişli şekilde hazırlanması gerekmektedir. Bu nedenle bir avukattan destek almanız davanın sonucu açısından önemlidir.
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia kural olarak ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakatiyle genişletilebildiğinden (HMK m.141), boşanma dilekçesindeki eksik bir talep ya da atlanan bir vakıa davanın tamamını etkileyebilir. Erzurum’da boşanma ve aile hukuku davalarınız için Av. Harun Raşit Özdemir ile iletişime geçebilirsiniz.














