NİŞANIN BOZULMASI SONUCU MANEVİ TAZMİNAT DAVASI (TMK m.12)

Türk Medeni Kanunu (TMK) 118. madde kapsamında nişanlılık tanımı yapılmış ve devamı maddelerde nişanlılığa ilişkin hükümler yer almıştır. Kanuna göre nişanlanma, evlenme vaadiyle gerçekleşir. Hukukumuzda eşcinsel evlilik mümkün olmayacağından, bir kadın ve bir erkeğin karşılıklı olarak evlenme vaadinde bulunması durumunda nişanlanma söz konusu olacaktır. Nişanlanmanın evlilik harici bir durumda son bulması ihtimali de bulunduğundan, kanun koyucu nişanın bozulması durumunu da hüküm altına almıştır.

Nişanın bozulması nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan taraftan manevi tazminat talep edebilir (TMK m.121).

Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmeler olup manevi tazminatla giderilmesine çalışılır. Manevi tazminata hükmedilmesi için;

  • Hukuka aykırı fiilin varlığı,
  • Hukuka aykırı fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi,
  • Fiilin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye neden olması,
  • Zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının olması gerekir.

 

TMK m.121 Kapsamında Manevi Tazminatın Koşulları

  • Nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat talep edebilmek için her şeyden önce geçerli bir nişanlılık olmalıdır. Flört, sevgililik, birlikte yaşamak vb. durumlar nişanlılığın varlığı için yeterli değildir. Nişanlılık için karşılıklı ve makul olan bir evlenme vaadinin olması gerekmektedir.

Her ne kadar kanun metninde nişanlanma için herhangi bir şekil şartı öngörülmese de, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 04.10.2018 tarihli bir kararında, nişanın hukuken geçerli olması için belli bir ritüel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması ve aile bireylerinin şahitliği aranmıştır (YARGITAY 3HD, 2016/22515E-2018/9548K).

  • Manevi tazminat nişanın bozulmasıyla birlikte söz konusu olacaktır. Nişanın anlaşmayla veya ölümle son bulması durumunda manevi tazminattan bahsedilmeyecektir. Manevi tazminat istenebilmesi için nişanı bozan tarafın daha kusurlu olması yeterlidir.
  • Nişanın bozulması nedeniyle oluşacak doğal üzüntü manevi tazminata esas alınamaz. Manevi tazminat isteyenin kişilik hakları saldırıya uğramalı ve bu saldırı hukuka aykırı olmalıdır. Nişanlıyla alay etmek (duygusal saldırı), mesaj kayıtlarını yaymak (görsel saldırı), giyim kuşamın zorla değiştirilmesi (sosyal saldırı), zorla cinsel ilişki kurulması (cinsel saldırı), zorla çalıştırmak (ekonomik saldırı) ve dövmek (fiziksel saldırı) saldırı çeşitlerine örnek olarak gösterilebilir.  

 

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat davası aile hukukundan kaynaklanmaktadır. Aile hukukundan kaynaklanan dava ve işler aile mahkemelerinin görev alanındadır. Aile mahkemesinin olmadığı yerlerde ise asliye mahkemeleri görevlidir.

Nişanın bozulması nedeniyle açılacak manevi tazminat davasında yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirlenir. Genel hükümlere göre yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi olacaktır.

Zamanaşımı

Manevi tazminat davası, nişanın bozulmasından itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Aksi halde dava zamanaşımına uğrayacaktır. Nişanlılığın sona erdiğini sonradan öğrenmiş olmak sonucu değiştirmeyecektir. 

Av. Harun Raşit ÖZDEMİR

 

İlgili metin, konuya ilişkin özet açıklamaları içermektedir. Ayrıntılı bilgi edinmek ve profesyonel yardım almak için bir avukata danışınız.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.